31 Ekim 2015 Cumartesi
30 Ekim 2015 Cuma
Fıkra
Modern Hapishane
Modern bir hapishaneyi gezen gazeteci çığlıkların geldiği bir odanın önünde durdu:
"Bu çığlık da ne?"
Hapishane yetkilisi:
"Burası elektrikli sandalye odası. Bir zenciyi idam ediyoruz."
-Peki niye çığlık atıyor
-Eletrikler kesildi de mumla idare ediyoruz.
"Bu çığlık da ne?"
Hapishane yetkilisi:
"Burası elektrikli sandalye odası. Bir zenciyi idam ediyoruz."
-Peki niye çığlık atıyor
-Eletrikler kesildi de mumla idare ediyoruz.
29 Ekim 2015 Perşembe
Fıkra
Bilet Kontrolü
Genç iş adamı uçağa binmek üzere havaalanına gelir ve bilet kontrolü yapılan masaya giderek, elindeki valizleri teslim eder.
Görevli; "Biletinizi alabilir miyim?" der.
Adam biletini verir ve ekler; "Biletimden göreceğiniz gibi New York'a gidiyorum. Ancak, verdiğim yeşil valizin Londra'ya, mavi olanın da Paris'e gitmesini istiyorum."
Görevli kız şaşkınlıkla ; "Özür dilerim, ancak bunu yapmam mümkün değil".
Bunun üzerine genç adam; "Bunu duyduğuma çok sevindim. Geçen sene yapmıştınızda!"
Adam biletini verir ve ekler; "Biletimden göreceğiniz gibi New York'a gidiyorum. Ancak, verdiğim yeşil valizin Londra'ya, mavi olanın da Paris'e gitmesini istiyorum."
Görevli kız şaşkınlıkla ; "Özür dilerim, ancak bunu yapmam mümkün değil".
Bunun üzerine genç adam; "Bunu duyduğuma çok sevindim. Geçen sene yapmıştınızda!"
Ece Göksu - Mavilim
"Bazen bir kahve yudumlayıp bir şarkı açarsın, susarsın ve o şarkı senin söylemek istediğin her şeyi söyler."
Cumhuriyet
Cumhuriyetimizin 92. Yılı hepimize kutlu olsun...
Atatürk kalbimizde
Yürürüz her gün biz de
Onun çizdiği izde
Yaşasın cumhuriyet
27 Ekim 2015 Salı
Fıkra
Söz Vermişti
Bir gün bir çocuk kapının önünde ağlarken bir kadın gelmiş ve sormuş:
- Neden ağlıyorsun?
Çocuk:
- Benim annem küçücük kedileri dışarı attı.
Kadın:
- Aaah ne üzüldüm.
Çocuk:
- Evet değil mi? Bana söz vermişti ben dışarıya atacaktım...
- Neden ağlıyorsun?
Çocuk:
- Benim annem küçücük kedileri dışarı attı.
Kadın:
- Aaah ne üzüldüm.
Çocuk:
- Evet değil mi? Bana söz vermişti ben dışarıya atacaktım...
26 Ekim 2015 Pazartesi
Fıkra
Kurnaz Kadın
Genç bir adam süpermarkette dolaşırken yaşlı bir kadının kendisini izlediğini
fark eder. Fazla aldırış alışverişine devam eder.
Bir şeyler alır ve kasaya gelir. Bu sırada yaşlı kadın adama:
- "Size bakmamdan rahatsız oldunuz ama yeni ölen oğluma çok benziyorsunuz bu
yüzden size bakıyorum" der.
Bunun üzerine adam üzülerek:
- "Oğlunuzu kaybetmenize çok üzüldüm. Yapabileceğim bir şey varsa çekinmeyin
söyleyin." der
Yaşlı kadında
- "Marketten çıkarken bana güle güle anne derseniz bu beni çok mutlu eder."
Ve kadın marketten çıkar. Adam da ona
- "Güle güle anne" diyerek veda eder.
Kasadaki tezgahtar alışverişinin 100 milyon tuttuğunu söyler.
Adam şaşırır ve
- "Ama nasıl olur ben sadece bir kaç ufak şey aldım." diye çıkışır.
Bunun üzerine tezgahtar kız
- "Anneniz onun aldıklarını da sizin ödeyeceğini söyledi."
fark eder. Fazla aldırış alışverişine devam eder.
Bir şeyler alır ve kasaya gelir. Bu sırada yaşlı kadın adama:
- "Size bakmamdan rahatsız oldunuz ama yeni ölen oğluma çok benziyorsunuz bu
yüzden size bakıyorum" der.
Bunun üzerine adam üzülerek:
- "Oğlunuzu kaybetmenize çok üzüldüm. Yapabileceğim bir şey varsa çekinmeyin
söyleyin." der
Yaşlı kadında
- "Marketten çıkarken bana güle güle anne derseniz bu beni çok mutlu eder."
Ve kadın marketten çıkar. Adam da ona
- "Güle güle anne" diyerek veda eder.
Kasadaki tezgahtar alışverişinin 100 milyon tuttuğunu söyler.
Adam şaşırır ve
- "Ama nasıl olur ben sadece bir kaç ufak şey aldım." diye çıkışır.
Bunun üzerine tezgahtar kız
- "Anneniz onun aldıklarını da sizin ödeyeceğini söyledi."
24 Ekim 2015 Cumartesi
Günün Sözü
Yɑrın öleceğimizi bilsek, tüm kırgınlıklɑrı unuturuz; ɑmɑ biz sonsuzɑ kɑdɑr yɑşɑyɑcɑkmış gibi kırıcı ve gururluyuz.
23 Ekim 2015 Cuma
Fıkra
Hiçlik Makamı
Nasrettin Hoca'ya sormuşlar:
“Kimsin?”
“Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim.”
Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş Hoca:
...“Sen kimsin?”
“Mutasarrıf” demiş adam kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın?” diye sormuş Nasrettin Hoca.
“Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam.
“Daha sonra?” diye üstelemiş Hoca.
“Vezir” demiş adam.
“Daha daha sonra ne olacaksın?”
“Bir ihtimal sadrazam olabilirim.”
“Peki, ondan sonra?”
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş:
“Hiç.”
“Daha niye kabarıyorsun be adam. Ben şimdiden senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım: "Hiçlik makamında!”
“Kimsin?”
“Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim.”
Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş Hoca:
...“Sen kimsin?”
“Mutasarrıf” demiş adam kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın?” diye sormuş Nasrettin Hoca.
“Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam.
“Daha sonra?” diye üstelemiş Hoca.
“Vezir” demiş adam.
“Daha daha sonra ne olacaksın?”
“Bir ihtimal sadrazam olabilirim.”
“Peki, ondan sonra?”
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş:
“Hiç.”
“Daha niye kabarıyorsun be adam. Ben şimdiden senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım: "Hiçlik makamında!”
22 Ekim 2015 Perşembe
Emek Ekmek
Kısa yada uzun film hiç fark etmez. Önemli olan, anlamlı ve akıcı olması. En önemlisi bize bir şeyler katması
Fıkra
Bir sarışın ve bir esmer iş çıkışı bir şeyler içmek için bir barda buluşuyorlar ve saat 6 haberlerini seyrediyorlar. Haberde adamın biri köprüden atlayıp intihar edeceğini söylüyor. Bunu gören sarışın, esmere dönüyor ve
-"Elli dolarına bahse girerim ki adam atlamayacak..." diyor. Esmer kabul ediyor. Haberin sonunda adam atlıyor, sarışın da esmere elli doları veriyor. Esmer;
-"Bunu alamam, sen benim arkadaşımsın..." diyor. Sarışın ısrar ediyor:
-"Hayır, iddia iddiadır..." Esmer;
-"Bak, bunu saat 5 haberlerinde de seyretmiştim, bu nedenle paranı alamam..." diyor. Sarışın:
Ben de seyretmiştim, ama tekrar atlayacağını sanmıyordum!.."
-"Elli dolarına bahse girerim ki adam atlamayacak..." diyor. Esmer kabul ediyor. Haberin sonunda adam atlıyor, sarışın da esmere elli doları veriyor. Esmer;
-"Bunu alamam, sen benim arkadaşımsın..." diyor. Sarışın ısrar ediyor:
-"Hayır, iddia iddiadır..." Esmer;
-"Bak, bunu saat 5 haberlerinde de seyretmiştim, bu nedenle paranı alamam..." diyor. Sarışın:
Ben de seyretmiştim, ama tekrar atlayacağını sanmıyordum!.."
21 Ekim 2015 Çarşamba
Günün Sözü
Umudunu yitirme, Şu hɑyɑttɑ bir şeyin bitişi, her zɑmɑn bɑşkɑ bir şeyin bɑşlɑmɑsınɑ sebep olmuştur..
20 Ekim 2015 Salı
Fıkra
Başarılı Erkek
Trabzon'da adamın biri yolda gördüğü tuhaflık üzerine sorar:
-Beyefendi, sana demokrasi ve hak adına bir soru soracağım.
-Buyur sor?
-Şu geriden gelen teyze hanımınız mı?
-Evet, ne olmuş?
-Demokrasi ve hak adına sen bu vaziyetten utanmıyor musun? Sen önde hanımın arkada.
-Niye utanayım ki? Her başarılı erkeğin arkasında bir hanım yok mudur?
-Vaaar!
-Eee!Bende başarılı bir erkeğim.
-Beyefendi, sana demokrasi ve hak adına bir soru soracağım.
-Buyur sor?
-Şu geriden gelen teyze hanımınız mı?
-Evet, ne olmuş?
-Demokrasi ve hak adına sen bu vaziyetten utanmıyor musun? Sen önde hanımın arkada.
-Niye utanayım ki? Her başarılı erkeğin arkasında bir hanım yok mudur?
-Vaaar!
-Eee!Bende başarılı bir erkeğim.
19 Ekim 2015 Pazartesi
Fıkra
Pahalı Ev
Adam karısıyla tartışır. Araları son derece bozuktur. Suçun kendinde olduğunu bildiği için alttan almaya çalışır.
- Karıcım geçen pahalı bir evde oturmak istiyorum demiştin ya hani..
Kadın heyecanlanır:
- Yoksa?
- Ev sahibine söyledim kirayı iki katına çıkardık artık pahalı bi evde oturuyoruz.
- Karıcım geçen pahalı bir evde oturmak istiyorum demiştin ya hani..
Kadın heyecanlanır:
- Yoksa?
- Ev sahibine söyledim kirayı iki katına çıkardık artık pahalı bi evde oturuyoruz.
18 Ekim 2015 Pazar
Fıkra
Kazma Kılıfı
Köylülerden biri Konya'da ayakkabıcılar çarşısına gitmiş. Vitrinlere bakınırken çizmeler dikkatini çekmiş. Hayatında ilk defa gördüğü bu çizmeler çok hoşuna gitmiş. Bir çizme alıp ayağına giymiş, köyüne gelmiş. Ayağındaki çizmeleri gösterip Nasreddin Hoca'ya sormuş;
- "Bu nedir ?"
- "Ne var bunu bilmeyecek" demiş Hoca, "Kazma kılıfıdır."
- "Bu nedir ?"
- "Ne var bunu bilmeyecek" demiş Hoca, "Kazma kılıfıdır."
17 Ekim 2015 Cumartesi
Fıkra
Estağfurullah
Bir gün arkadaşlar arasında birisi "estağfurullah" kelimesini yersiz kullanınca ona doğrusunu söylediler.
- Estağfurullah demek, "Ben değilim sensin veya sen değilsin benim" demektir. Yani birisi sana, aptallık ettim derse sen estağfurullah deyince 'aptallığı sen yapmadın ben yaptım' demiş olursun.
Sonra hoca bütün sınıfa dönüp sordu:
- Anlamadınız mı ulan aptallar?
Bütün sınıf birden cevap verdi:
-Estağfurullah...
- Estağfurullah demek, "Ben değilim sensin veya sen değilsin benim" demektir. Yani birisi sana, aptallık ettim derse sen estağfurullah deyince 'aptallığı sen yapmadın ben yaptım' demiş olursun.
Sonra hoca bütün sınıfa dönüp sordu:
- Anlamadınız mı ulan aptallar?
Bütün sınıf birden cevap verdi:
-Estağfurullah...
16 Ekim 2015 Cuma
15 Ekim 2015 Perşembe
Fıkra
Eşek Kaçardı
Birgün Temel eşeğiyle köyüne dönerken yolda gördügü elma bahçesindeki elmalardan tatmak ister. Bahçeye girer ve eşeğinin üstünde kolayca eriştiği elmalarla bir güzel karnını doyurur. Tam ayrılacağı sırada bahçe sahibi ikisini de görür ve yakalar. Önce bir güzel eşeği döver, ardından da köşede bekleyen Temel'i pataklar. Dayaktan sonra dayanamayan Temel sorar :
- Tamam tövdün, anladik ta sana pirşey sormak isteyrum!
- Sor bakalım.
- Neden önce beni değul de eşeği dövdün ?
- Seni önce dövseydim eşek kaçardı da ondan!...
- Sor bakalım.
- Neden önce beni değul de eşeği dövdün ?
- Seni önce dövseydim eşek kaçardı da ondan!...
14 Ekim 2015 Çarşamba
Fıkra
Dükkan
Adamın biri ölüm döşeğindedir adam sorar:
Karım Nazife burda mıdır?
-Kadın: Buradayım der.
Adam: Büyük oğlum Temel burda mıdır?
-Temel: Burdayım babacuğum der.
Adam: Güzel kızım Fadime burda mıdır?
-Kız: Burdadır babacığım.
Adam: Küçük oğlum burda mıdır?
-Çocuk: Burdayım babacuğum der.
Adam: Ulan Allah cezanızı vermesin hepiniz burdasınız peki dükkana kim bakacak!
13 Ekim 2015 Salı
Fıkra
Ödünç Para
Kayserilinin biri banka önünde kaynamış mısır satmaktaydı. Mısır çok lezzetli olduğundan kısa bir zamanda büyük kar sağladı. Bir gün arkadaşlarından biri geldi ve dert yandı. Çok sıkışık durumda olduğunu söyleyerek ondan ödünç para istedi.
-Üzülerek söylemeliyim, bankayla burada tezgahımı kurduğum zaman bir anlaşma yaptım, ben ödünç para veremem, banka da mısır satamaz.
-Üzülerek söylemeliyim, bankayla burada tezgahımı kurduğum zaman bir anlaşma yaptım, ben ödünç para veremem, banka da mısır satamaz.
12 Ekim 2015 Pazartesi
Fıkra
Kıble Nerede
2 çocuk varmış mahallede ne olursa onlardan bilinirmiş.
Cam kırılır, kavga olur, bir şey çalınır bunlardan bilinirmiş.
Bir gün annesi şikayetlere dayanamayıp bu haylazları imama götürmüş.
Hoca çocukları. ayrı ayrı sorguya almış önce ilk çocuğa ''KIBLE'' nerede demiş ikinci kez bağırarak ''KIBLE'' nerede!
Cam kırılır, kavga olur, bir şey çalınır bunlardan bilinirmiş.
Bir gün annesi şikayetlere dayanamayıp bu haylazları imama götürmüş.
Hoca çocukları. ayrı ayrı sorguya almış önce ilk çocuğa ''KIBLE'' nerede demiş ikinci kez bağırarak ''KIBLE'' nerede!
Çocuk ağlayarak kardeşini alıp kaçmaya başlamış. Kardeşi sormuş:
-Ne oldu abii?
-Oğlum kaç bu sefer iş büyük kıble kaybolmuş bizden biliyorlar
LEVENT KIRCA HAYATINI KAYBETTİ
Usta oyuncu Levent Kırca'dan çok üzücü haber geldi. Levent Kırca tedavi gördüğü hastanede dün gece hayatını kaybetti. Levent Kırca Temmuz ayından beri karaciğer kanseri sebebiyle kemoterapi görüyordu. Levent Kırca'nın sevenleri acı haber sonrası hastaneye akın etti.
Levent Kırca bir hafta önce hastalığının ağırlaşması üzerine hastaneye kaldırımıştı. Usta oyuncu tedavi gördüğü Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim Araştırma Hastanesi'nde saat 02.00 sularında hayatını kaybetti.
Levent Kırca'nın vefat haberini alan ailesi ile yakınları ve sevenleri, sanatçının tedavi gördüğü Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesine geldi.
UMUT KIRCA: DURUMU 10 GÜNDÜR KÖTÜYDÜ
Karaciğer kanseri tedavisi görürken hayatını kaybeden tiyatro sanatçısı Levent Kırca'nın oğlu Umut Kırca, babasının durumunun son 10 gündür kötü olduğunu söyledi. Kırca, babasının yaşamını yitirdiği Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gazetecilere açıklama yaptı. Babasının yazın başından beri kanser tedavisi gördüğünü ifade eden Umut Kırca, "Durumu 10 gündür kötüydü. Hepimiz buradaydık, yanındaydık. Çok üzgünüz, hepimizin başı sağ olsun. Büyük bir sanatçıydı. Türkiye'de 50 yıldır büyük işler yapmıştı" dedi.
Levent Kırca'nın diğer oğulları Oğulcan ve Özdeş Kırca da büyük üzüntü yaşadıklarını söylediler.
Sanatçının cenazesinin, ailenin alacağı karar neticesinde salı günü defnedileceği bildirildi.
"BU DEFAKİ DİŞLİ ÇIKTI..."
Kırca eylül ayında sonunda verdiği bir röportajda şunları söylemişti:
65 yaşındayım, ölsem gözüm açık gitmez. Gençler yaşasın, onlara bir şey olmasın. Benim hayatla olan maçım ortada. “Herkes bana dua etsin” gibi lafları sevmiyorum. Yaşanacaksa da yaşarız abi… Yaşa baba, yaşa baba… Ben hayatın hakkını vererek yaşadım. Gözlerimi kapatırken gönlüm rahat olacak. Bu rahatlığı olmayanlar düşünsün. Ben ölümden korkmuyorum. Üç tane kemoterapim daha kaldı. Devlet hastanesinde tedavi oluyorum. Amerika’ya gidenler de var ama ben de Atatürk gibi kendimi Türk hekimlerine emanet ettim. 2000 yılında kan kanserinin bir türüne yakalandım. O dönem kimseye açıklamadım bunu ve gizli tuttum. Sonunda kanseri paçasından tuttuğum gibi kündeye getiriverdim (gülüyor). Ama bu defaki çok dişli çıktı.
OYA BAŞAR GÖZYAŞLARI İÇİNDE KONUŞTU
Levent Kırca'nın ölümünün ardından eski eşi ve meslektaşı Oya Başar gözyaşlarına boğuldu. Telefonla yayına bağlanan Başar "Buradayız onun için hep dua edeceğiz. Huzur içinde yatmasını iyi olmasını istiyoruz. Biz onu çok sevdik. Allah huzur içinde yatırsın inşallah" diye konuştu.
LEVENT KIRCA KİMDİR?
Zeki Levent Kırca (d. 28 Eylül 1948; Samsun), Türk komedyen, tiyatro sinema oyuncusu, Aydınlık Gazetesi yazarı ve Vatan Partisi'nin Merkez Yürütme Kurulu üyesidir.
İlk kez 1964'te Ankara Devlet Tiyatrosu'nda sahneye çıktı. Ankara Birlik Tiyatrosu ve Halk Oyuncuları'nda çalıştı. Nasreddin Hoca Oyun Treni, Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?, Bu Oyun Nasıl Oynanmalı?, Sağlık Olsun!, Ne Olur Ne Olmaz gibi televizyon dizilerinin yapımcılığını üstlendi.
1978'de Altınşehir adlı filmle sinemaya geçti. Ne Olacak Şimdi? ve Mavi Muammer adlı filmlerde oynadı. Hodri Meydan Topluluğu adlı Tiyatro Grubu'nu kurdu. Eski eşi Oya Başar ile birlikte Güzel ve Çirkin ve Sefiller adlı oyunları sergiledi. Üç Baba Hasan, Kadıncıklar adlı oyunları sergiledi. 1988'de başlayıp 22 yıl süren Olacak O Kadar adlı televizyon programını hazırladı. İlk sinema yönetmenlik denemesini Son adlı filmle yaptı. Daha sonra Şeytan Bunun Neresinde adlı filmi yönetti.
1998 yılında Kültür Bakanlığınca verilen Devlet Sanatçısı unvanını aldı. Sanatçının ikisi ilk eşinden, ikisi de Oya Başar'dan olan 4 çocuğu bulunuyor.
Saint Petersburg Bal Mumu Heykelleri Müzesi'nde heykeli olan nadir Türk sanatçılardandır. 2011 yılında Karımın Dediği Dedik Çaldığı Kontrbas isimli komedi dizisine başlamıştır, fakat reyting alamadığından dolayı dizi dört bölüm sürmüş ve bitmiştir. 1 Mart 2011 tarihinden itibaren yayın hayatına günlük gazete olarak devam eden Aydınlık Gazetesi'nin yazarıdır.
1998 yılında almış olduğu Devlet Sanatçısı ünvanı Nisan 2015'te geri alındı.
2015 yılında karaciğer kanserine yakalanmıştır.
Deniz Doğru
Değerli okurlarım
Teknik sorunlar nedeniyle
Uzun bir süredir paylaşım yapamadığım için sizlerden çok özür dilerim.
Saygı ve Sevgilerle
7 Ekim 2015 Çarşamba
Fıkra
Cafer Ağa
Erzurum Belediyesinin kurulus yıllarında fahri olarak her işe koşuşturan Cafer Ağa'nın bu gayretkesliğini ödüllendirmek için Ankara'ya gidecek heyete onu da yazmışlar. Cafer Aga bu haberden çok memnun olmuş.
Öyle ya ekabir-i memleketten olmasa heyete adını yazarlar mı?
Cafer Aga o aksam eve hergünkünden farkli bir havayla gelince hanımı merak edip sormuş:
-Cefer, o gözel sufatin niye ele töhmüs, mosolun asmissan, biseye mi sinirlendin?
-Ben sinirlenmim kim sinirlensin! Bihdim usandim. Sohahlar mi temizlenecah, gel Cefer Aga, çölpühler mi payhlanacah, gel Cefer Aga. Sindi de Engere'de hökümatin isi bozulmus, gel Cefer Aga!
Cafer Aga o aksam eve hergünkünden farkli bir havayla gelince hanımı merak edip sormuş:
-Cefer, o gözel sufatin niye ele töhmüs, mosolun asmissan, biseye mi sinirlendin?
-Ben sinirlenmim kim sinirlensin! Bihdim usandim. Sohahlar mi temizlenecah, gel Cefer Aga, çölpühler mi payhlanacah, gel Cefer Aga. Sindi de Engere'de hökümatin isi bozulmus, gel Cefer Aga!
6 Ekim 2015 Salı
Fıkra
Tutuklayın Beni
- Komiser bey, beni tutuklayın. Karıma beş el ateş ettim.
- Öldü mü?
- Hayır, hiçbiri isabet etmedi.
- Öyleyse neden tutuklanmayı istiyorsun?
- Karım beni arıyor da...
- Öldü mü?
- Hayır, hiçbiri isabet etmedi.
- Öyleyse neden tutuklanmayı istiyorsun?
- Karım beni arıyor da...
5 Ekim 2015 Pazartesi
Fıkra
Akıllı Eşek
Milletvekilinin biri bir köyu gezerken, bağlı olduğu değirmeni döndüren bir eşek görmüş.
Yanında ki köylüye sormuş;
Bu eşeğin boynundaki zil ne işe yarıyor ?
Efendim, demiş köylü, o zil sustuğunda eşeğin durduğunu anlıyorum. Müdahale edince tekrar harekete başlıyor.
Akıllıca ,demiş vekil peki eşek olduğu yerde durupta başını sağa sola sallarsa nereden anlayacaksın durduğunu?
Anlayamam ama, ne gezer efendim sizin gibi akıllı eşek buralarda.
Günün Sözü
Bir insana tamamen güvendiğiniz de iki sonuçtan birini elde edeceğiniz kesindir. Ya yaşam boyu dost, ya hayat boyu bir ders..
4 Ekim 2015 Pazar
3 Ekim 2015 Cumartesi
2 Ekim 2015 Cuma
Fıkra
Ben Yabancıyım
İki deli gece yarısı sokak lambasının altında dururken iddialaşırlar. Birisi der bu aydır ötekisi inatlaşır hayır bu güneştir der, derken yoldan gecen üçüncü bir şahsa sorarlar. O da "üzgünüm ben bu mahallenin yabancısıyım bilemeyeceğim" der
1 Ekim 2015 Perşembe
Fıkra
Hasta Ziyareti
Kulakları duymayan bir adam hastanede yatan bir arkadaşını ziyarete gitmek istemiş. Düşünmüş ben ne sorarım, o ne cevap verir, diye. Klasik cevaplara göre konuşmayı tasarlamış, cümlelerini zihninde hazırlamış."Nasılsınız" derim, o da "İyiyim" der. Bende, "Oooh ne güzel" der, devam ederim. Hastaneye gidip arkadaşının başucuna varmış.
-Nasılsın, iyi misin?
-Ölüyorum.
-Oooh, ooh ne iyi.Ne ilaç veriyorlar?
-Zehir.
-O ilaç çok iyidir.Doktorun kim?
-Azrail.
-Ondan iyi doktor yoktur.
-Nasılsın, iyi misin?
-Ölüyorum.
-Oooh, ooh ne iyi.Ne ilaç veriyorlar?
-Zehir.
-O ilaç çok iyidir.Doktorun kim?
-Azrail.
-Ondan iyi doktor yoktur.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)







































