12 Mayıs 2020 Salı

Dünya Hemşireler Günü






Bu gün çok özel ve önemli bir gün çünkü bugün Dünya Hemşireler Günü

Bu yazıyla hayatımdaki tüm hemşirelerin Hemşireler Gününü Kutlar ve bana gösterdikleri sabır ve emek için çok teşekkür ederim. 🙏
İyi ki varsınız.
Dualarım hep sizinle.
Allah'a emanet olun.

Bu zamana kadar birçok hemşire hayatıma dokundu. İşini severek yapan da vardı, isteksiz yapan da vardı. Kimi çok neşeliydi, kimi sessiz sakin, kimi mesafeli ama espiriliydi, kimi sevgi dolu ve merhametliydi, kimi sert ve otoriterdi ama bilirdim ki çok iyi biri.

Yoğun bakım ünitesinde üç aylık tedavi gördüğüm dönemde henüz 13,5 yaşındaydım. Orası bana çok değişik gelmişti. Tanımadığım yüzler, bilmediğim sesler, bilmediğim tıp terimleri. Yeni insanlarla tanışmayı ve yeni bilgiler edinmeyi seven biri olduğumdan dolayı hiç korkmamıştım.


Bazen uyuyordum, uyumadığım zamanlarda sessizce etrafı izliyor ve sesleri dinliyordum tabii bolca da hayal kuruyordum.

Tedavim bittiğinde haneme birçok abi-abla ve bir sürü tıp bilgisi ve terimleri toplayıp taburcu olmuştum.

Eve geldiğimde artık eski Deniz değildim, büyümüştüm, bunu hissediyordum. Beni hayatta tutmaya yaracak bir sürü cihazım ve nefes almamı kolaylaştıran bir şey (Trakeostomi) boynuma bağlıydı.

Ve yıllar sonra cihazımın pilinin bozulması nedeniyle üç günlük başka bir yoğun bakım ünitesini ziyaret etmek zorunda kaldım ve üç günün sonunda yine haneme abi-abla ama bu kez ek olarak arkadaşlar da toplayıp taburcu oldum.

Yoğun bakım ünitelerine girmeden önce çok az arkadaşım vardı 🙂 çıktıktan sonra birçok arkadaşım oldu. (Sadece yoğun bakım ünitesindeki hemşireler değil tüm hastanedeki hemşireler beni tanımıştı)
Bu nedenle bu cümleyi "her şerde bir hayır vardır." Çok doğru buluyor ve seviyorum.

Son olarak tüm hemşirelerin Dünya Hemşireler Gününü kutlar ve bu zorlu dönemde gösterdikleri sabır ve emek için çok teşekkür ederim.
Allah sizi korusun ve sevdiklerinize bağışlasın 🙏💐❤️

10 Mayıs 2020 Pazar

Anneler Günü





Ben, Deniz DOĞRU. 1996, Hatay Antakya doğumluyum.
13,5 yaşıma kadar yalnızca bedensel engelliydim, 13,5 yaşımda sonra yaşadığım solunum sıkıntısı nedeniyle üç ay yoğun bakımda tedavi görmek zorunda kaldım ve üç ayın sonunda trakeostomili olarak taburcu oldum. On yıldır trakeostomili ve oturma yetisini kaybetmiş bir engelliyim. Kendimi tanıttığıma göre artık yazıma başlayabilirim.


Anne deyince aklıma azimli, sevgi dolu, hastalansa bile yataklara düşmeyen, her koşulda evini çekip çeviren ailesini koruyup kollayan, güçlü melek annelerimiz geliyor.

Bu yazı Anneme teşekkür niteliğindedir.

Anne

Sen olmasaydın Anne
Kulaklarımı deldirmenin mutluluğunu yaşayamazdım.

Sen olmasaydın Anne
Halk otobüsüne binmenin heyecanını yaşayamazdım.

Sen olmasaydın Anne
Okula gitmeden okuma ve yazmayı öğrenemezdim.

Sen olmasaydın Anne
Sokakta arkadaşlarımla oyun oynayamazdım.

Sen olmasaydın Anne
Sarma sarmanın nasıl bir duygu olduğunu bilemezdim.

Sen olmasaydın Anne
Çarşı curcunasını ve kokusunu bilemezdim.

Sen olmasaydın Anne
Avm kültürünü bilemezdim.

Sen olmasaydın Anne
Sinema salonunda film izlemenin keyfini tadamazdım.

Sen olmasaydın Anne
Konsere gitmenin verdiği heyecanı yaşayamazdım.

Sen olmasaydın Anne
Oturma yetimi kaybettikten sonra tekrardan bilgisayar kullanamazdım.

Sen olmasaydın Anne
Oturma yetimi kaybettikten sonra yeniden tekerlekli sandalyede oturma duygusunu yaşayamazdım. (tam oturamıyorum ama o duygu yeter)

Sen olmasaydın Anne
O yoğun bakım odasından çıkamazdım.

Sen olmasaydın Anne
Yoğun bakımdan sonra bu zamana kadar hayatta kalamazdım.

Sen olmasaydın Anne
Ben olmazdım canım annem.

İyi ki benim Annemsin.
Her şey için çok teşekkür ederim Annem.
Anneler Günün Kutlu Olsun Melek Annem.
Seni çok seviyorum Biriciğim.