4 Ağustos 2015 Salı

Hayat dedikleri şey ne tuhaf.
İnsanlara karşı çok acımasız, gaddar. Bi hastalığa yakalanıyorsun.
Önceleri neden ben diyorsun, iki, üç yıl içinde bu duruma alışıyorsun.
Hastayken de hayat o kadarda kötü değilmiş diyorsun.
Tam hastalığına alışmışken ortalık alt üst oluyor.
Olan bitene karşı koyamıyorsun.
Üzülüyor, sıkılıyorsunuz.
İşte o zaman hayat dedikleri o acımasız şeyden nefret ediyorsunuz.
Olanlarla alakanız olmamasına rağmen kendinizi sorumlusu tutup kendinize öfkeleniyorsunuz.
Ve olanların siz bu durumda olduğunuz için gerçekleştiğini düşünüyorsunuz.
Keşke keşke hiç bu gaddar hayatın bir parçası olmasaydım diyorsunuz.
Olanlardan dolayı sinirleniyor, öfkeleniyorsunuz.
Bu olanlardan sorumlu olan kişiye, kişilere bağırıp çağırmak istiyorsunuz.
Eğer böyle bir şey yapacak olursanız bu olanları yaratan kişilerin yaptıkları şey unutulup, bütün olanların sorumlu sizmişsiniz gibi konuşmalara karşı maruz kalıyorsunuz.
Olanları yaratanlarla tavırlı olamazsınız küsemezsiniz suratınızı asamazsınız onlara karşı hep gülmelisiniz, eğer gülmeyip küserseniz suratınızı asarsanız suçlu kişi siz olursunuz.
Ve her şeye rağmen ben bu hayatta kalacağım.
Kalıp bu acımasız hayatla savaşacağım.
İnadına mutlu olacağım...

Gaddar hayat. Acımasız hayat düş yakalarımızdan…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder